Çikolata Kisti (Endometrioma) Nedir?
Kadın rahminin içini döşeyen ve her ay adet kanamasıyla birlikte dışarı atılan özel dokuya "Endometrium" adı verilir. Endometriozis hastalığı, bu endometrium dokusunun rahim içi dışında, olmaması gereken yerlerde (örneğin yumurtalıklarda, fallop tüplerinde, bağırsak yüzeylerinde veya karın zarı üzerinde) yerleşip büyümesi durumudur.
Bu yanlış yere yerleşmiş dokular, tıpkı rahim içindeymiş gibi her adet döneminde kanamaya devam eder. Ancak bu kanın vücut dışına atılamayacağı için doku içinde hapsolur. Yumurtalıklara yerleşen bu kanamalı dokular zamanla kistleşir. İçerisinde biriken eski kan, oksitlenerek koyu kahverengi, erimiş çikolataya benzeyen kıvamlı bir sıvı halini alır. Tıp dilinde Endometrioma olarak bilinen bu yapılara, görünümlerinden dolayı halk arasında "Çikolata Kisti" adı verilmiştir.
Çikolata Kistinin (Endometriozis) Belirtileri Nelerdir?
Çikolata kisti, her kadında farklı şiddette belirtiler gösterebilen oldukça sinsi ve kronik bir hastalıktır. Hatta bazen hiçbir belirti vermez ve rutin ultrason kontrollerinde tesadüfen saptanır. Ancak hastalığın karakteristik ve yaşam kalitesini bozan en yaygın belirtileri şunlardır:
- Şiddetli Adet Ağrısı (Dismenore): Adet dönemlerinde alt karın, kasık ve bel bölgesinde yaşanan, ağrı kesicilere yanıt vermeyen ve kişiyi yatağa düşürecek kadar şiddetli kramplar.
- Cinsel İlişki Sırasında Ağrı (Disparoni): Özellikle derin penetrasyon (birleşme) sırasında, rahim arkasındaki bağlara veya yumurtalıklara yerleşmiş dokuların gerilmesiyle oluşan şiddetli ağrı ve batma hissi.
- Kısırlık (İnfertilite): Çikolata kisti, tüplerde yapışıklık yaratarak, yumurtlama kalitesini bozarak veya embriyonun tutunacağı ortamı zehirleyerek doğal yollarla gebelik elde edilmesini zorlaştırabilir. Kısırlık tedavisi gören kadınların yaklaşık %30-40'ında endometriozis saptanmaktadır.
- Kronik Pelvik Ağrı: Adet döneminden bağımsız olarak, sürekli devam eden ve yorgunluk hissi yaratan alt karın ve kasık ağrıları.
- Bağırsak ve İdrar Sorunları: Hastalığın bağırsak veya mesaneye yayıldığı durumlarda adet dönemlerinde ishal, kabızlık, ağrılı dışkılama veya idrar yaparken yanma görülebilir.
Neden Olur ve Kimlerde Görülür?
Çikolata kistinin (endometriozis) kesin nedeni günümüzde hala tam olarak bilinmemektedir. Ancak tıp dünyasında kabul gören en yaygın teori "Tersine (Retrograd) Menstruasyon" teorisidir. Buna göre, adet kanaması sırasında atılması gereken kanın bir kısmı geriye, fallop tüplerinden geçerek karın boşluğuna dökülür ve buradaki organlara tutunup büyümeye başlar. Bunun dışında bağışıklık sistemi sorunları, genetik yatkınlık (ailede olması) ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde büyük rol oynadığı düşünülmektedir. Çikolata kisti genellikle 25-40 yaş arası üreme çağındaki kadınlarda görülür ve menopozla birlikte östrojen hormonu azaldığı için etkisini yitirir.
Tanı Nasıl Konulur?
Şikayetler doğrultusunda yapılan detaylı bir jinekolojik değerlendirme sonrasında, yumurtalıklardaki çikolata kistleri genellikle vajinal ultrasonografi ile kolayca teşhis edilir. Kistlerin kendine has (buzlu cam görünümlü) ultrasonik bir yapısı vardır. Hastalığın derin dokulara veya bağırsaklara yayılıp yayılmadığını değerlendirmek için bazen Pelvik MR (Manyetik Rezonans) istenebilir. Hastalığın karın içindeki yaygınlığının kesin tanısı ise ancak kapalı kamera sistemi olan Laparoskopi işlemi ile konularak aynı seansta tedaviye geçilebilir.
Çikolata Kisti Tedavi Yaklaşımları
Endometriozis, östrojen hormonuna bağımlı ve menopoza kadar devam edebilen kronik bir hastalıktır. Bu nedenle tedavinin temel amacı "hastalığı kökünden yok etmek" değil; hastanın ağrılarını gidermek, kistin büyümesini durdurmak ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda üreme kapasitesini artırmaktır. Tedavi planı kişiye özeldir.
1. Medikal Tedavi (İlaçla Takip ve Baskılama)
Eğer kist küçükse (genellikle 4-5 cm'den küçük), şiddetli bir ağrı yapmıyorsa veya hasta şu an için çocuk planlamıyorsa ameliyat ilk tercih değildir. Hekim kontrolünde ağrı kesiciler, doğum kontrol hapları veya progesteron içerikli hormonal ilaçlar başlanır. Bu ilaçlar, hastanın adet görmesini engelleyerek veya azaltarak rahim dışındaki lezyonların kanamasını durdurur. Kistleri tamamen yok etmeseler de büyümelerini engeller ve hastanın ağrı şikayetlerini büyük oranda ortadan kaldırarak yaşam kalitesini artırırlar.
2. Cerrahi Tedavi (Laparoskopik Onarım)
Çikolata kisti cerrahisi son derece hassas bir işlemdir ve sadece gerekli durumlarda uygulanmalıdır. Şu durumlarda cerrahi (ameliyat) planlanır:
- Kist boyutunun çok büyük olması (genellikle 6 cm ve üzeri) ve kistin kendi etrafında dönme (torsiyon) veya patlama (rüptür) riski taşıması.
- Hastanın medikal ilaçlara rağmen şiddetli, dayanılmaz ağrılar yaşamaya devam etmesi.
- Kısırlık (infertilite) tedavisinde veya tüp bebek öncesinde yumurtalıkların rahatlatılması gerektiğinde.
Modern yaklaşımda ameliyat, göbek deliğinden ve kasıklardan açılan 1 cm'lik küçük deliklerden girilerek Laparoskopi (Kapalı Ameliyat) yöntemiyle yapılır. Ameliyatta en kritik nokta Kistektomi yapılmasıdır; yani yumurtalığın (overin) sağlıklı dokularına zarar vermeden, sadece kist duvarının nazikçe soyularak çıkarılmasıdır. Böylece kadının doğurganlığı ve yumurtalık rezervi korunmuş olur. Ameliyat sonrasında hastalığın tekrar (nüks) etmesini geciktirmek için genellikle bir süre daha hormonal ilaç tedavisine devam edilir.