Hamilelikte Kanama Normal midir?

Gebelik döneminde bir anne adayının yaşayabileceği en korkutucu tecrübelerden biri, iç çamaşırında veya tuvalet kağıdında kan (veya lekelenme) görmesidir. İstatistiklere göre, anne adaylarının yaklaşık %20 ile %30'u hamileliklerinin özellikle ilk üç ayında (ilk trimester) vajinal kanama veya lekelenme yaşarlar. Hamilelikte görülen her kanama düşük (abortus) veya bebeğin kaybedilmesi anlamına gelmez. Ancak kanamanın kaynağı masum bir fizyolojik süreç olabileceği gibi, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir tablonun da habercisi olabilir. Bu nedenle, gebelikte yaşanan kanamanın rengi, miktarı ve süresi ne olursa olsun asla göz ardı edilmemeli ve vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına (veya acil servise) başvurulmalıdır.

Kanamaları gebeliğin dönemlerine göre iki ana gruba ayırarak incelemek, altta yatan nedenleri anlamak açısından çok daha doğru bir yaklaşımdır.

İlk Trimester (İlk 3 Ay) Kanamaları

Gebeliğin ilk 12 haftasında yaşanan kanamalar oldukça sıktır. En yaygın nedenleri şunlardır:

1. İmplantasyon (Yerleşme) Kanaması

Gebeliğin en erken döneminde, döllenmiş yumurtanın (embriyonun) rahim iç duvarına (endometrium) tutunması sırasında kılcal damarlarda minik zedelenmeler meydana gelir. Genellikle beklenen adet tarihine çok yakın bir zamanda oluşan bu kanamaya "yerleşme kanaması" (halk arasında üstüne görme) adı verilir. Kanama genellikle açık pembe veya kahverengi lekelenme tarzındadır, pıhtı içermez ve 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer. Kesinlikle zararsızdır.

2. Düşük (Abortus) Tehdidi ve Gerçek Düşük

İlk 3 ayda yaşanan kanamaların en çok endişe edilen nedeni düşük tehlikesidir. Eğer kanama parlak kırmızı renkteyse, yoğun (adet kanaması gibi) geliyorsa ve beraberinde şiddetli, kramp tarzında kasık veya bel ağrısı varsa düşük riski çok yüksektir. Ultrason muayenesinde bebeğin kalp atışları görülüyorsa bu duruma Düşük Tehdidi (Abortus İmminens) denir ve yatak istirahati ile birlikte progesteron hormonu desteği verilerek gebelik kurtarılabilir. Ancak kanamayla birlikte parça düşürülüyorsa ve ultrasonda kese bozulmuşsa bu gerçek bir düşüktür.

3. Dış Gebelik (Ektopik Gebelik)

Döllenen yumurtanın rahim içi yerine fallop tüplerine, yumurtalıklara veya rahim ağzına tutunması durumudur. Fetüs büyüdükçe tutunduğu yapıyı (genellikle tüpü) yırtarak şiddetli iç kanamaya yol açar. Dış gebelikte vajinal lekelenme ile birlikte tek taraflı şiddetli bıçak saplanır tarzda kasık ağrısı, baş dönmesi ve baygınlık hissi görülür. Hayati risk taşıyan acil bir durumdur.

4. Servikal (Rahim Ağzı) Hassasiyet ve Enfeksiyonlar

Gebelikte artan hormonlar rahim ağzındaki kan akımını çoğaltır. Bu bölge oldukça hassaslaşır. Bu nedenle cinsel ilişki sonrasında veya yapılan bir ultrason muayenesinden sonra hafif, zararsız lekelenmeler görülebilir. Ayrıca şiddetli vajinal enfeksiyonlar veya rahim ağzında bulunan iyi huylu polipler de tahriş olarak kanayabilir.

İkinci ve Üçüncü Trimester (İleri Gebelik) Kanamaları

Gebeliğin ikinci yarısında (13. haftadan sonra) yaşanan kanamalar ilk aylara göre çok daha nadirdir ancak potansiyel olarak hem anne hem de bebek için çok daha ciddi hayati riskler taşır. İleri gebelik kanamalarının en büyük nedenleri plasenta (bebeğin eşi) ile ilgili problemlerdir:

1. Plasenta Previa (Eşin Önde Olması)

Normal şartlarda rahmin üst kısmına yerleşmesi gereken plasentanın (bebeğin eşinin), rahmin alt kısmına yerleşerek rahim ağzını (serviksi) kısmen veya tamamen kapatması durumudur. Rahim ağzı gebeliğin ilerlemesiyle esnediğinde, plasentadaki damarlar yırtılır. Plasenta previa kanamaları genellikle ağrısızdır, ancak aniden ve çok yoğun parlak kırmızı renkte başlar. Acil yatış, yatak istirahati ve doğumun planlı bir şekilde sezaryen ile yapılması gereklidir.

2. Plasenta Dekolmanı (Eşin Erken Ayrılması)

Plasentanın bebeğin doğumu gerçekleşmeden önce rahim duvarından zamansız bir şekilde ayrılması durumudur. Anne karnına alınan sert bir darbe (kaza, düşme), tansiyon yüksekliği veya gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) bu duruma yol açabilir. Plasenta dekolmanı aşırı şiddetli karın/bel ağrısı, rahmin tahta gibi sertleşmesi ve koyu renkli vajinal kanama ile kendini gösterir. Bebeğin oksijensiz kalmasına ve annede şoka neden olabilecek son derece acil (dakikaların bile önemli olduğu) bir durumdur.

3. Erken Doğum Belirtisi (Nişan Gelmesi)

Rahim ağzını gebelik boyunca kapalı tutan sümüksü tıkaç (nişan), rahim ağzının açılmaya başlamasıyla birlikte pembe veya kanlı bir jöle kıvamında dışarı atılır. Eğer bu durum 37. gebelik haftasından önce gerçekleşirse erken doğum eyleminin başladığının habercisidir.

Kanama Durumunda Ne Yapılmalı? Ne Zaman Acile Gidilmeli?

Hamileliğin hangi haftasında olursanız olun kanama ciddiye alınmalıdır. Kanama fark ettiğinizde sakin kalmaya çalışın ve aşağıdaki adımları uygulayın:

ACİL DURUM UYARISI: Eğer kanamanız bir adetten daha yoğunsa, bir saat içinde birden fazla ped değiştirmeniz gerekiyorsa, şiddetli karın krampları, tek taraflı kasık ağrısı, ateş, baş dönmesi veya bayılma hissi varsa, hiç vakit kaybetmeden 112'yi arayın veya en yakın hastanenin acil servisine başvurun.