Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedir?

Rahim ağzı, rahmin (uterus) vajinaya açılan, tüp şeklindeki alt kısmıdır. Bu bölgedeki hücrelerin anormal ve kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan kötü huylu tümöral gelişime Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri adı verilir. Dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen, aynı zamanda nedeni tamamen bilinen, aşı ile korunulabilen ve tarama testleri sayesinde erken teşhis edildiğinde %100'e yakın oranda tedavi edilebilen tek kanser türüdür.

Rahim ağzı kanseri vakalarının yaklaşık %99'unun temel nedeni, cinsel yolla bulaşan HPV (Human Papillomavirus - İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonudur. HPV'nin bazı yüksek riskli tipleri (özellikle Tip 16 ve 18), rahim ağzındaki hücrelerin DNA yapısını bozarak yıllar içerisinde kansere dönüşebilecek lezyonlara yol açar.

Sinsi İlerleyen Süreç: Neden "Sessiz" Bir Kanserdir?

Rahim ağzı kanseri aniden ortaya çıkmaz. HPV virüsünün hücrelerde yarattığı bozulmaların kansere dönüşmesi genellikle 10 ila 15 yıl süren yavaş ve sinsi bir süreçtir. Bu kanser öncüsü hücresel değişimlere tıpta CIN (Servikal İntraepitelyal Neoplazi) adı verilir.

Hastalığın "sessiz" olarak adlandırılmasının nedeni, bu hücresel bozulmaların yaşandığı yıllar boyunca kadının vücudunda hiçbir ağrı, sızı veya belirti vermemesidir. Hastalık ancak ileri evrelere geçip doku bütünlüğünü bozmaya başladığında şikayetler ortaya çıkar. İşte bu yüzden, henüz hiçbir belirti yokken düzenli tarama testlerini (Smear ve HPV) yaptırmak, kanseri daha "kanser olmadan önce" yakalamanın tek yoludur.

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Hücresel değişimler kansere dönüştüğünde ve doku harabiyeti başladığında vücut bazı spesifik sinyaller vermeye başlar. Bu sinyallerden herhangi biri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır:

1. Anormal Vajinal Kanamalar

Adet döngünüz dışında gerçekleşen her türlü kanama dikkate alınmalıdır. Özellikle iki adet dönemi arasında görülen lekelenmeler, adet kanamasının normalden çok daha uzun sürmesi ve yoğun olması önemli belirtilerdir. Ayrıca, menopoza girmiş (en az 1 yıl adet görmemiş) bir kadında meydana gelen en ufak bir damla kanama bile aksi kanıtlanana kadar şüpheli kabul edilmeli ve derhal incelenmelidir.

2. Cinsel İlişki Sonrası Kanama (Kontakt Kanama)

Rahim ağzı kanserinin veya kanser öncüsü lezyonların en tipik (patognomonik) belirtilerinden biri, cinsel ilişki sırasında veya hemen sonrasında yaşanan kontakt kanamadır. Kanserli doku çok kırılgan ve damarlanması bol bir yapıya sahip olduğu için cinsel birleşme sırasındaki mekanik temas, o bölgedeki damarların kanamasına yol açar.

3. Anormal Vajinal Akıntı

Vajinal akıntı her kadında fizyolojik olarak görülse de, rahim ağzı kanserinde akıntının karakteri değişir. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte dokuda oluşan nekroz (çürüme) nedeniyle, kötü kokulu, et suyu veya kahverengi (kanlı) renkte, sulu ve inatçı bir vajinal akıntı ortaya çıkabilir.

4. İleri Evre Belirtileri

Kanser sadece rahim ağzında kalmayıp çevre dokulara (pelvik duvara, mesaneye veya bağırsaklara) yayıldığında (metastaz) çok daha ağır şikayetler görülür:

Erken Tanı Hayat Kurtarır: Tarama Testleri

Rahim ağzı kanserinin tedavisindeki en büyük gücümüz, henüz belirtiler ortaya çıkmadan hastalığı hücresel bazda yakalayabilen tarama testleridir. Bu testler kesinlikle ihmal edilmemelidir:

Pap Smear Testi

Jinekolojik muayene sırasında tamamen ağrısız, acısız ve sadece birkaç saniye süren bir işlemdir. Rahim ağzından küçük bir fırça yardımıyla alınan hücre döküntüleri patoloji laboratuvarında incelenir. Smear testi, kanseri değil, "kansere dönüşebilecek şüpheli hücreleri (CIN 1, 2, 3 vb.)" erkenden tespit eder. 21 yaşından itibaren aktif cinsel yaşamı olan her kadının rutin olarak (yılda bir veya hekimin önerdiği sıklıkla) yaptırması gereken hayat kurtarıcı bir testtir.

HPV DNA Testi

Smear testi ile birlikte (veya tek başına) yapılabilen bu test, rahim ağzından alınan sürüntüde, kansere yol açabilen yüksek riskli HPV tiplerinin (Tip 16, 18 vb.) DNA'sını arar. HPV'nin varlığını bilmek, hastanın kanser riskini belirlemek ve takip sıklığını planlamak açısından son derece kritiktir. Çoğu zaman 30 yaş üzerindeki kadınlarda Smear ve HPV testinin aynı anda yapıldığı (Co-test) tarama programları uygulanmaktadır.

Eğer tarama testlerinde şüpheli bir durum saptanırsa, Kolposkopi adı verilen ışıklı ve büyütücü bir optik cihazla rahim ağzı detaylıca incelenir ve şüpheli alanlardan "biyopsi" alınarak kesin tanı konulur.

HPV Aşısının Önemi

Rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkili yolu HPV aşısıdır. Virüsle hiç karşılaşmadan (ideal olarak cinsel yaşam başlamadan önce, 9-14 yaş arası kız ve erkek çocuklarına) yapıldığında koruyuculuğu %90'ların üzerindedir. Ancak cinsel yaşamı başlamış veya daha ileri yaşlardaki kadınlara (45 yaşına kadar) da aşı yapılması, vücudun henüz karşılaşmadığı diğer yüksek riskli HPV tiplerine karşı korunması açısından tıbben şiddetle önerilmektedir.