Rahim İltihabı (Servisit) ve Rahim Ağzı Yarası Nedir?
Rahim ağzı (serviks), vajina ile rahim arasında bir kapı görevi gören ve üreme sistemini enfeksiyonlara karşı koruyan önemli bir dokudur. Bu bölgede meydana gelen iltihaplanmalara tıbbi olarak "Servisit" adı verilir. Çoğu zaman enfeksiyonlar (bakteri, virüs veya mantarlar), kimyasal tahrişler (vajinal duş, yanlış ped kullanımı) veya alerjik reaksiyonlar servisite neden olabilir.
Halk arasında "Rahim Ağzı Yarası" olarak bilinen durum ise genellikle rahim ağzının iç kısmını döşeyen kırmızı ve hassas hücre tabakasının (kolumnar epitel), dışarıya doğru taşması ve büyümesiyle oluşur. Tıbbi adı "Servikal Erozyon" veya "Ektropion"dur. Bu hücreler normal vajinal asiditeye karşı çok hassas oldukları için kolayca tahriş olur, kızarır ve yara görünümü alırlar.
Belirtileri Nelerdir?
Rahim ağzı yarası ve iltihabı bazen hiçbir belirti vermeden yıllarca sinsi bir şekilde kalabilir ve ancak rutin bir jinekolojik muayene sırasında fark edilebilir. Ancak belirti verdiğinde en sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:
- Geçmeyen Akıntı: İlaç veya fitil kullanımına rağmen tekrarlayan, rengi sarımtırak veya yeşilimsi olabilen, bazen kötü kokulu bol miktarda vajinal akıntı.
- İlişki Sonrası Kanama (Kontakt Kanama): Cinsel ilişki sırasında tahriş olan yara dokusundan kaynaklanan hafif pembe veya taze kırmızı renkli lekelenmeler.
- Ara Kanamalar: Adet döngüleri arasında, nedensiz yere ortaya çıkan damla damla kanamalar.
- Ağrı ve Yanma: Cinsel ilişki sırasında hissedilen ağrı (disparoni), kasıklara veya belin alt kısmına vuran künt ağrılar ve idrar yaparken yanma hissi.
Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Rahim iltihabı ve yaralarının tedavisinde ilk adım, enfeksiyonun kaynağını bulmaktır. Yapılan muayene sonrası hekiminiz öncelikle vajinal kültür ve Smear testi alır. Enfeksiyon tespit edilirse, antibiyotik veya fitil tedavisi uygulanır. Ancak hücresel dışa taşma (yara) durumu varsa ve akıntı kronikleşmişse fiziki müdahale şarttır.
1. Kriyoterapi (Yaranın Dondurulması)
Özellikle genç ve henüz doğum yapmamış hastalarda tercih edilen, ağrısız ve çok etkili bir yöntemdir. Özel bir cihaz yardımıyla yara bölgesine sıvı nitrojen gazı püskürtülerek sorunlu doku dondurulur (-80 dereceye kadar). Donan ve ölen hücreler birkaç hafta içinde akıntı ile atılır, alttan sağlıklı ve pembe doku yeniden gelişir. İşlem yaklaşık 5-10 dakika sürer ve anestezi gerektirmez.
2. Koterizasyon (Yaranın Yakılması)
Isı enerjisi (elektrokoter) kullanılarak problemli, iltihaplı dokuların yakılması işlemidir. Kriyoterapinin yetersiz kalacağı daha geniş ve derin yaralarda veya kanama eğilimi yüksek dokularda tercih edilir. İşlem anestezi veya lokal uyuşturma altında saniyeler içinde tamamlanır. Yakılan dokunun dökülmesi ve iyileşme süreci yaklaşık 4-6 hafta sürer.
3. Lazerle Yara Tedavisi
İleri teknoloji lazer sistemleri ile yara dokusunun buharlaştırılmasıdır. Kanama riskinin en az olduğu, çevre dokulara en az hasar veren ve iyileşme hızının çok yüksek olduğu modern bir tedavi seçeneğidir.
Tedavi Sonrası İyileşme Süreci
Dondurma veya yakma işlemi sonrasında genellikle 3-4 hafta boyunca şeffaf veya hafif sulu bir akıntı gelmesi normaldir (ölü dokuların atılması). Bu süreçte enfeksiyon riskini önlemek ve sağlıklı bir iyileşme sağlamak için en az 4 hafta boyunca cinsel ilişkiye girilmemesi, havuza ve denize girilmemesi, vajinal duş yapılmaması çok önemlidir.