Vajinismus Nedir?

Vajinismus, cinsel birleşme (penetrasyon) anı geldiğinde veya denendiğinde, vajinayı çevreleyen pelvik taban kaslarının (özellikle pubokoksigeus kasının) kadının kontrolü dışında, tamamen istemsiz ve refleks olarak şiddetle kasılması durumudur. Bu kasılma, vajina girişini adeta bir duvar gibi kapatır ve cinsel ilişkinin ya tamamen imkansız hale gelmesine ya da son derece ağrılı, acılı bir şekilde gerçekleşmesine neden olur.

Bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: Vajinismus kadının bilerek, isteyerek veya partnerini reddederek yaptığı bir eylem değildir. Tıpkı göze aniden bir cisim yaklaştığında göz kapağının refleks olarak kapanması gibi, beynin bedeni korumak amacıyla pelvik kaslara gönderdiği istemsiz bir "kendini koru" komutudur. Bu durum çiftler arasında büyük bir gerginliğe, özgüven kaybına ve evlilik içi iletişimsizliğe yol açabilmektedir. Ancak doğru bir tedavi yaklaşımıyla %100 oranında tedavi edilebilen geçici bir sorundur.

Vajinismusun Belirtileri Nelerdir?

Vajinismusun şiddeti kadından kadına farklılık gösterebilir. En yaygın karşılaşılan belirtiler şunlardır:

Vajinismus Neden Olur?

Vajinismusun temelinde yatan nedenlerin %90'ı psikolojik, %10'u ise anatomik (fiziksel) faktörlere dayanır. Hekim tarafından yapılacak ilk jinekolojik muayenede sorunun kaynağının ne olduğu kesin olarak saptanır.

1. Psikolojik Nedenler

Bilinçaltına yerleşmiş olan korku, kaygı ve yanlış inanışlar vajinismusun en büyük tetikleyicileridir:

2. Fiziksel (Anatomik) Nedenler

Nadir de olsa, vajinismusa yol açan yapısal sorunlar bulunabilir. Bunlar arasında kalın veya yüksek kenarlı (sert) kızlık zarı yapısı, geçirilmiş zorlu pelvik ameliyatlar, vajinal enfeksiyonlar veya vulvar vestibülit sendromu (vajina girişinde aşırı hassasiyet) yer alır. Fiziksel bir sorun tespit edilirse, genellikle küçük ve lokal bir cerrahi müdahale ile sorun ortadan kaldırılır.

Vajinismus Tedavisi Nasıl Yapılır?

Vajinismus tedavisi; alkol alarak rahatlamaya çalışmak, kas gevşetici ilaçlar kullanmak, uyuşturucu kremler sürmek veya "zamanla düzelir" diyerek kendiliğinden geçmesini beklemekle çözülecek bir durum değildir. Aynı şekilde partnerin zorlamasıyla yapılan şiddetli denemeler de travmayı ve kasılmayı daha da derinleştirir.

Bilimsel ve kalıcı tedavi, uzman hekim veya cinsel terapist eşliğinde, kadının kendi bedenini tanıması ve beyin ile pelvik kaslar arasındaki yanlış sinyalizasyonun yeniden programlanması (öğrenilmesi) esasına dayanır:

1. Bilişsel ve Davranışçı Terapi (BDT)

Tedavinin ilk adımı, kadının bilinçaltına yerleşmiş olan yanlış inançları, cinsel mitleri ve korkuları temizlemektir. Cinsellik, kadın anatomisi ve kızlık zarı hakkında doğru, bilimsel bilgiler verilerek hastanın zihinsel olarak rahatlaması sağlanır.

2. Pelvik Taban Kontrolü ve Nefes Egzersizleri

Kadına, istemsiz olarak kasılan pelvik kaslarını (aşk kaslarını) nasıl fark edeceği, nasıl kontrol edeceği ve nasıl gevşeteceği öğretilir. Doğru nefes alma teknikleri ve Kegel egzersizleri ile vajinal kaslar üzerindeki bilinçli kontrol sağlanır.

3. Duyarsızlaştırma Çalışmaları

Hastanın kendi hızında ve kesinlikle hiçbir acı/ağrı hissetmeden ilerlediği, vajina girişindeki hassasiyeti ve istemsiz kasılma refleksini kırmaya yönelik egzersizlerdir. Bu aşamada kademeli dokunma çalışmaları veya medikal dilatör (genişletici) egzersizleri hekim rehberliğinde, hastanın kendini hazır hissettiği sınırlar içinde uygulanır.

Tedavi süreci, hastanın durumuna ve tedaviye uyumuna göre genellikle birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilen oldukça başarılı ve kalıcı bir süreçtir. Bu yolculukta eşin (partnerin) anlayışlı, sabırlı ve destekleyici yaklaşımı, tedavi sürecini oldukça hızlandırmaktadır.